Bugün bir şeyler yazasım var ammmaaa...
Biliyorsun yeni yıl geldi. Yeni başlangıçlar dedik, adam ol unut artık be malo dedik. Lakin hakikaten kainatın benimle ilgili alıp veremediği şeyler var.
Siz gidin, yılbaşında eğlence mekanı olarak bir zamanlar Sinir Krizinin Eşiğine Getiren Adam'la çalıştığımız yerin üst katını tutun. Böyle bir durumda S.K.E.G.A'ı düşünmeden nasıl 10...9...8...7... moduna girebilirsin ki? Yani koca memlekette başka yer mi yoktu? Hayır itiraz etsem, bunun üzerine yeni bir yer bulmaya kalkışsalar, emin olun bu sefer de evinin üst katını falan bulurlardı.
O yetmedi, bir de okulun etkinlik düzenleyesi geldi, beni de ışıkçı yaptılar. Sanki yıllardır aynı sınıfta okumuyoruz ve ismimi bilmiyorlarmış gibi 'ışıkçı aşşağı, ışıkçı yukarı!' demezler mi? E malum bizim Adam'ın mesleği de tam anlamıyla bu! Tabi Sinir Krizi Modu Forever!
Az önce yılmaksızın devam ettiğim daily reportumu gerçekleştirdim. Facebookta şahsın sayfasını bir güzel inceleyecektim ki şehri terketmek üzerine girdilerini gördüm. Altında yazan 'aşk kokusu mu var havada?' yorumlarını görünce ise tümüyle yıkılmıştım zaten...
aslında tam anlamıyla bir yıkılma denemezdi buna, içim yüksek voltta elektrik almış gibi oldu. Bir anlık birşeydi. Fakat çok etkileyici...
Meğer ortada aşk falan yokmuş. İş gereği yaza kadar başka bir şehre gidecekmiş. Gitsin! Hem belki artık fiziki yokluğu iki kat artar da kalın beynim iyice anlar. İçimde tarifsiz bir mutluluk var şimdi. Gitmesi en hayırlısıymış gibi, en doğrusu, en güzeli... Gitsin!
Aslında asla bir daha hayatıma girmesine izin vermem. Tekrar aynı şeyleri yaşayacak kadar aptal da değilim. Öyleyse bu can acıması neden acaba?
-Boşluktan, boşluktan. Hadi içeri git biraz uyu... Uyandığında her şey çok daha farklı olacak... Hatta belki finanstan bile geçmiş olacaksın...(araya sıkıştırdığım iyi oldu)
Sevgiler efendim...
4 Ocak 2011 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
